Kayıtlar

Bırakmak

30.09.19 Aslında bizler o kadar basit canlılarız ki.  Yapmamız gereken şu hayatta kendimize niş edindiğimiz ekosistemin bize görev olarak verdiği tek bir şey vardır, yaşamak. Bunu karmaşıklaştırma konusunda üstümüze yoktur. Fizik bilgilerimiz biyoloji bilgilerimiz bizim aslında ne kadar küçük bir varlık olduğumuzu gösteriyor. Evrenin yaşını düşündüğümüzde bizim yaşadığımız süre nedir ki. Ama biz hayatımız boyunca Dünya herkes sanki bizim için varmış gibi düşünürüz. Birkaç haftadır aklımıza takılan şeyler aslında o kadar küçüktür ki hayatımızla kıyaslandığında. Tek yapmamız gereken şey yaşamak. İstediğimiz gibi. Ben meraklarımı gidermek için yaşıyorum. Bunu yaparken kimseye muhtaç değilim. Tabii günümü sosyal algısı bizi bazı tabulara sokuyor. Evlenmek arkadaşlık sevgililik. Ben elma ya da armut değilim beni kimse seçmiyor. Ben gerçekten de günümüz insanlarıyla bambaşka evrende yaşadığımı düşünüyorum. Bunu fazla belli etmesem de diğerlerinden farklı bakıyorum hayata olaylara...

Hayaller için mi? Hayaller içinde mi?

05.09.19 Hayaller için mi? Hayaller içinde mi? Hayal eder kafamızda bir şeyler kurarız ve onları gerçekleştirmek için bazen çabalamayız bile. Sadece düşünürüz ve olsaydı ne güzel olurdu deriz ama içimizden gelmez bazen hayali gerçeğe dönüştürmek. Bir kıvılcım… Büyüyen ateşin oluşmasını sağlayan bir kıvılcım… Bazen içimizden gelmez bu kıvılcımı filizlendirmek, sadece düşünürüz zihnimizde bir ağaç gibi büyür gider bu kıvılcım gerçek hayatta ise bir kibritin ucunu bile yakamaz… Hayaller için yaşamak yerine bazen hayaller içinde yaşarız. Aklımızda hep bir gerçekleşmeyen hayal vardır. Gerçekleşse ne güzel olur diyerek günler yıllar geçer gerçekleşmesi gereken yıllar geride kalır. Oysa kimileri de hayalleri için yaşar. Bir hayalleri vardır bir iki yıla şunu bunu yapacaklardır ve onun gerçekleşmesi için çabalayarak geçer şimdileri. Ben hayalleri için bugünü yaşayamayan biri olarak tanımlardım kendimi… Hep gelecek hayalleri düşünür onları elde etmek için anı k...

Beyaz Duvardaki Siyah Lekeler

09.04.18 Beyaz duvarın üzerindeki siyah lekeler… Çok göze batar değil mi emek verip boyadığın duvara bi kaç lekenin sıçraması. Asıl mesele de bu cümlede duvar ve lekelerin metafor amaçlı kullanılması. Her okuyan faklı anlasın kendinde bir şey bulsun diye kapalı konuşuyorum hoş başka okuyan da olmayacak ama… Pas tutmuş duvar düşün, imkânsız değil bu demirden bi duvardı ve pas tutmuştu. Sen özenle temizledin bunu, üzerini boyadın, uğraştın didindin ve sonunda diğer duvarlara benzedi. Her biri gibi o da beyaz bir duvardı artık, kimse demir olduğunu anlayamazdı bile. Artık o sıradan beton bir duvara benziyordu. Kabul ettirdin duvarlar müdürlüğüne ve alındı içeri. Ama ama bir kötü bir şey bunu mahvedebilirdi. Küçük bir sıyrık onun farklı olduğunu gösterebilirdi. Lakin tam da öyle oldu. Bir gün sokakta yürürken evet evet duvar yürüyor hayal edin hele… bir gün sokakta yürürken yağmur yağar, damlalar her duvarda saydam iken demir duvara değdiği an siyaha dönüşür, sebebi üzerindeki k...

Öyleyse alışıvermek lazım bu öylesine hayata

14/06/18 İyi değilim ben ama işin iyisi… İyi ya da kötü zamanlarımda aramıyorum artık kimseyi. Eskiden olsa dertleşirdim hatta dertleşmekten sabahlardım bazı insanlarla. Ama nasıl olduysa artık görmüyorlar beni, dertleşmeye ihtiyacım olduğunu. Kişiler ya da olaylar kör etmiş olsa gerek. Hala soruyorlar nasılsın diye. Bir insana iyi misin diye sormakla nasılsın demek arasında fark vardır işte… Her nasılsın sorusuna iyiyim diyoruz da hiç arkası gelmiyor o sorunun sahiden iyi misin? Ah arkası bir gelse neler neler gelecek peşinden ama insanlar gerek bulmuyor sormaya. Dostlar bile yetiniyor bir iyiyime. İyiyim diyorsun hemen işlerinin düştüğü konuya giriveriyorlar. Hal hatır sormak artık lafta kalıyor. Ayıp olmasın diye yapılıyor anlarsın ya öylesine işte. Öyle bir hal almış ki ikili üçlü beşli ilişkiler her şey öylesine yapılıyor artık. Öylesine bir iyiyim işte ben de… Yok mudur sahi öylesine değil de ötesine bakan biri. Yoktur gerçi o kadar yıl görmedim de duymadım da… Öy...

Bisikleti Öğrenmek

21.07.18 B isiklete binmeyi öğrenmek gibidir. Bazı şeyler bisiklete binmeyi öğrenmek gibidir. Önce dört tekerlekli başlarsınız güvenlisinizdir, düşmezsiniz ve istediğiniz yere çok kolay gidersiniz. Yanınızda biri olmadan iki tekerlekliyi öğrenmeyi başaramazsınız. İlk binişinzde biri sizi tutar. Dengenizi sağlayamazsınız, kişi sizi bırakır ve düşersiniz. Kalkmanıza yardım eder bi iki kez daha olur bu böyle. Her düşüş dizinizde kolunuzda izler bırakır. Ama o izler olmazsa çocukluğunu yaşamamışsın derler. Tıpkı hayatın bize yaşatması gereken acıların bizde bırakması gereken izler gibi onlar olmadan da hayatı yaşamamışsın derler. Ve sizi tutan kişi sizi arkadan tutuyormuş gibi yapar ama elleri birkaç santim ile sizden uzaktır aslında sizi tutmuyor siz kendi başınıza gidiyorsunuzdur. Düşücek gibi olunca tutar sizi o eller. Sonrasında bırakır ve siz sağa sola dalgalar çize çize dengenizi bulana kadar sallanarak ilerlersiniz. Hızlı gidersiniz ve size yardımcı olan kişi gerinizde kal...